içim yarım, ne yalan söyleyelim. yalan söylenecek birşey de yok, yarım işte. küçük erik gibi, mevsimsiz kokusuz çilek gibi, içi boş çekirdek tanesi gibi. tüm örnekleri sadece yiyecekle vermem kadar yavan ve kısır. iş-aşk-sağlık-aile çokgeninde çok gelişmeli az destekli senli benli bir yaşam. anlat dediklerinde traji komik vurgularla olayları yalayıp geçtiğim. bir gün de "geliyorum çay demleyin" diyemediğim, her duygusuna bana bana anlatamadığım. açık havada bol kilometreli üç istanbul günü bile tadımı getirmedi tam. çok dolu kafa be arkadaşım. liposuction deseler, "derim sarkar mı" demeden girerim o saniye. yapılacak işler listesi hiç kabarık değil, ama üç büyük baş hayvan yayım yayım çökmüş baş köşeye, gözümün içine baka baka geviş getiriyor. hani sihirli değnek fantazisini bırakalı çok oldu da, bir ipod touch dokunmatikliğinde çözesim var herşeyi.
yazasım da yok be arkadaşım.. rahvan gitsin az daha, bi gayret doğrulttuğumda bambaşka bir yaşam. binbir deredeki, binbir dert, çözülüp kayacak işte üç vakte. ha gayret gülüm, ha gayret...
0 yorum:
Yorum Gönder